KARASAL DEPREMİ ÖNCEDEN BELİRLEME PROJELERİ
Uğur Kaynak Ph.D. (07.Kasım.2003)
DİPLAB Avan Projesi:
Laboratuarlar Tercihan Sağlam Kayalık zemin içerisine oyularak Yapılır. Türkiye’deki bütün aktif fayların karşılıklı kompartmanlarına yaklaşık 5’er km ara ile (!) inşa edilmelidir. Ege Bölgesinde ise yeryüzünden izlenemeyen derin dilimlenme şablonuna göre konuşlandırılmalıdır.
Mahzenler Epoksili Betonla kaplanır ve sıvanır. Tabanda Epoksili beton pilyeler yapılır. Gaz nefeslikleri bırakılır. Bu gaz nefeslikleri, içerisinde analiz yapılacağı için tecrit edilir. Laboratuarların içerisinin havası yaz kış otomatik klima ile nem ve sıcaklık bakımından standardize edilir. Sürekli Monofaze ve Doğru akımlı enerji ile baslenilir. Üç vardiya Teknik Eleman, bilgisayarlı sistemi kontrol eder, müdahale eder ve çalışır vaziyette tutar.
Şekil-1 DİPLAB Mahzenleri.
Bulunması gereken aletler ve ekipmanlar:
Tam otomatik Klima sistemi.
A) 12 Kanallı Sismik cihaz
B) Sürekli Kayıt yapabilen Alternatif Akım Rezistivite Verisi ve Alıcısı
C) Sürekli Kayıt alabilen Total Magnetik Alan Proton Presesyon Magnetometresi
D) Aralıklı otomatik analiz yapabilen Radon Detektörü ve Argon Detektörü
E) Aralıklı ölçüm yapabilen fosforesan kabarcıklı fotosel sistemli Tiltmetre
F) Hidrolik Ekstansometre
Bu altı adet veriye ilaveten Sürekli MT-Alan verilerini de yerinde kayıt yapan ve online olarak Veri İşlem Merkezine gönderen altı adet Tamburlu kayıtçı.
Uydu bağlantılı Radyo link sistemi. Ve daha bir sürü yardımcı ekipman...
SAMTIP PROJESİ
Bu yukarıda kısaca açıkladığım DİPLAB projesinin arkasında asıl önemli olan ve ölçülmesi gereken parametre Sürekli Magnetotellürik Alandır. O zaman Projenin adı da diğer deprem parametrelerinden bağımsız olarak “Sürekli Alan MagnetoTellürik İzleme Projesi” olur. SAMTIP Projesi falan gibi cafcaflı bir isim de takılabilir. Olur biter! T.C.olarak yapabilir miyiz bilmiyorum. Kesinlikle yurt dışı destek falan gerekir herhalde.
Bu Proje, DİPLAB projesinden bağımsız da uygulanabilir. Ayrıntıları fazlaca açıklanmamış olsa da sunulan şekillerden olayın ciddiyeti anlaşılır herhalde.
Yerkürede Dört adedi kuzey yarım kürede dört adedi olasılıkla güney yarım kürede ve üç adedi ekvatoral enlemlerde (Borneo, Kongo ve Amazon’da) yer alan yaklaşık onbir adet Tellürik Akım kapanımı ve bununla eşzamanlı çalışan MagnetoTellürik alan devinimleri vardır. Sayısı bakımından olasılıkla diyorum, çünkü güney yarım küre Okyanuslar yarım küresi olduğundan dolayı tam olarak kapanımların varlıkları ve sayıları tesbit edilememiştir. Bunlar yerkabuğunun izin verdiği ölçüde regüle kapanımlar oluşturmaya çalışırlar. Ancak Maden yatakları gibi kolay akabilecekleri yerlere doğru da kanalize olurlar. Eğer bu alanlar sürekli olarak izlenirse Elastik deformasyon dolayısı ile petrofizik özellikleri ve dolayısı ile elektriksel direnci değişen fay segmentlerindeki anomaliler (kural dışı davranış biçemi) yakalanabilir…
Şekil-1 de Global MT-Alan Paterni. Şekil-2 de Türkiye Normal Zaman MT-Alan Back Gound Haritası (Buna uzun yıllar ölçü alındıktan sonra ulaşılabilecektir. Zira Türkiye gibi bir deprem ülkesinde Normal Zaman diye bir ölçüm anlık olarak alınamaz.) Şekil-3 de Olası bir anomali yeri olarak Türkiyede’ki en dikkat çekici sismik gap olan Reşadiye- Koyulhisar arasında zaman içinde oluşabilecek değişim sanal olarak gösterilmiştir.
Şekil-1 Global Tellürik Akım Kapanımları.
Şekil-2 Olası Türkiye Tellürük Akım Back Ground Haritası
Bu iş biraz karışık. Ölçü aletleri tam otomatik olarak çalışsa da elektrod takımının yük birikim hatası dolayısı ile sürekli olarak kalibre edilmesi gerekmektedir. Ya da elektrod birikim hatası olmayan elektrodların geliştirilmesi gerekir. Dolayısı ile yaklaşık bin küsur istasyon ve eğitimli personele ihtiyaç var. Ben de bu zorlukları kara kara düşünmekteyim. Şimdilik on adet istasyonla başlayalım da denilebilir. Bu konuyu projelendirmek için güçlü bir Jeofizik-Fizik-Elektronik-İnşaat çok disiplinli ekibi kurmak gerekir. Projenin fizibilite raporunun bile yüzlerce sayfa hacım tutacağını sanıyorum.
Şekil-3. En önde gelen sismik gap’lardan birisi üzerinde olası MT-alan Anomalisi.
Bütün bu zorluklara karşın, hiç değilse çaresiz olmadığımız ve bir şeyler yapılabileceği açıklanmış olmaktadır.