Son yıllarda yerel yönetimlerde Afet ve Acil Durum (AE) müdürlükleri kurulmuştur. Bu, doğru bir adımdır.
Ancak kabul etmek gerekir ki, bu birimlerin önemli bir kısmı bugün yalnızca idari bir yapı olarak varlık göstermekte; bilimsel içerik, sürekli izleme ve risk temelli yaklaşım açısından ciddi eksiklikler barındırmaktadır.
Afet yönetimi, yalnızca deprem olduktan sonra yapılan müdahalelerden ibaret değildir.
Asıl mesele, deprem olmadan önce riski izlemek, olağan dışı değişimleri tespit etmek ve toplumu doğru şekilde bilgilendirmektir.
Türkiye gibi aktif fay hatları üzerinde bulunan bir ülkede bu yaklaşım bir tercih değil, zorunluluktur.
"Risk artışı tespiti, 'deprem olacak' demek değildir."
Ancak risk artışını görmezden gelmek, toplumu savunmasız bırakmaktır.
Koordinasyonu sağlar
Sahayı bilir, ölçer ve izler
Afet İşleri birimleri; AFAD'ın alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Türkiye'de afet yönetimi, tabelalarla değil; bilimle, veriyle, süreklilikle ve şeffaflıkla yürütülmelidir.
Bu coğrafyada afetlerle yaşamak zorundayız.
Ama ihmalle yaşamak zorunda değiliz.