Adalar açıklarındaki deprem kümesi: uluslararası çalışmalar ne diyor?
19–20 Ağustos 2026 tarihlerinde Marmara Denizi'nde, Adalar açıklarında yoğun bir küçük deprem kümesi kaydedildi. Bu yazıda hem olayın kendisini hem de uluslararası literatürün bu bölge hakkında ne söylediğini bir arada değerlendiriyoruz.
Ne oldu?
AFAD kataloğuna göre 19 Ağustos öğle saatlerinde başlayan aktivite, 20 Ağustos sabahı itibarıyla sürüyordu.
| Toplam kayıtlı olay | 60 |
| En büyük deprem | M 3,2 |
| Ortalama büyüklük | 1,79 |
| Derinlik aralığı | 6,8 – 17,1 km |
| M 3 ve üzeri | 1 olay |
| M 2 – 3 arası | 16 olay |
| M 2 altı | 43 olay |
Olaylar birkaç kilometrelik dar bir alanda toplandı. Sayı yüksek olsa da büyüklükler küçük kaldı: kaydedilen olayların yaklaşık dörtte üçü M 2'nin altında.
Adalar segmenti neden özel bir yer?
Adalar (Princes' Islands) segmenti, uluslararası literatürde Marmara'nın en kritik ve en fazla kilitli kabul edilen bölümlerinden biridir.
1. Sessiz ama kilitli bir alan
2013 tarihli Nature Communications çalışmasında, Adalar açıklarında yaklaşık 30 km uzunluğunda ve 10 km derinliğe kadar uzanan belirgin biçimde aseismik (sessiz) bir alan tanımlandı. Araştırmacılar bu sessizliği, fayın kilitli olmasına ve gelecekte büyük bir deprem için olası kırılma başlangıç noktası oluşturabileceğine bağladı.
Kaynak: Nature Communications (2013)
Burada anlaşılması gereken şu: "az deprem olan yer risksizdir" yaklaşımı bu bölge için geçerli değildir. Bir fay bölümü kilitliyse, küçük deprem üretmemesi gerilim birikimiyle ilişkili olabilir.
2. GPS ölçümleri gerilim birikimine işaret ediyor
Ergintav ve arkadaşlarının çalışmasında GPS verileriyle Adalar segmenti için yaklaşık 10–15 mm/yıl kayma açığı hesaplandı. Aynı çalışma, Orta Marmara segmentinde gerilimin önemli ölçüde aseismik yavaş kayma (creep) ile karşılanıyor olabileceğini; buna karşılık Adalar segmentinin gerilim biriktiren bölüm olduğunu belirtiyor.
Kaynak: Geophysical Research Letters (2014)
3. Yavaş kayma batıda, kilit doğuda
GFZ Potsdam öncülüğündeki çalışmalarda, tekrarlayan deprem dizilerinin büyük bölümünün Marmara'nın batısında bulunduğu; İstanbul'un güneyindeki doğu kesimlerde ise bu tür tekrarlayıcıların çok az olduğu gösterildi.
- Batı Marmara'da yavaş kayma daha belirgin.
- Doğuya, İstanbul ve Adalar yönüne gidildikçe yavaş kayma azalıyor.
- Adalar'ın güneyindeki bölüm daha kilitli kabul ediliyor.
Bu nedenle küçük depremlerin artması, otomatik olarak "fay yavaş kayıyor ve gerilimi boşaltıyor" anlamına gelmiyor.
Kaynak: GFZ Potsdam · Geophysical Journal International
4. 2025 Silivri depremi sonrası tablo
GFZ'nin 2025'te yayımlanan Science çalışmasına ilişkin açıklamasına göre, Marmara'daki orta büyüklükteki depremler son yaklaşık 15 yılda doğuya doğru ilerleyen bir aktivasyon dizisi oluşturdu ve bu süreç 23 Nisan 2025'teki M 6,2 depremiyle sonuçlandı.
Araştırmacılar, 2025 depreminin yaklaşık 10–20 km'lik bir fay bölümünü kırdığını ve İstanbul'a yakın kilitli bölgeye ulaşan bir geçiş alanında meydana geldiğini belirtiyor. Bu, Adalar segmentinin kırıldığı anlamına gelmiyor; fakat doğudaki kilitli bölgenin önemini artırıyor.
Kaynak: GFZ / Science (2025)
Bu aktivite ne anlama geliyor?
Mevcut kümelenme, uluslararası çalışmaların işaret ettiği kilitli ve yüksek tehlike potansiyeline sahip fay bölgesiyle aynı konumsal alanda bulunuyor. Olay sayısı, zaman içindeki yoğunlaşma ve mekânsal kümelenme dikkate alındığında bunu sıradan bir arka plan aktivitesi saymak doğru olmaz.
Bununla birlikte, kataloğun kendisi iki şeyi de göstermiyor:
| Söylenemez | Neden |
|---|---|
| "Gerilim boşaldı, risk azaldı" | Küçük depremler kilidin çözüldüğünü göstermez. Yavaş kayma kanıtı Marmara'nın batısı için güçlü, Adalar için aynı ölçüde değil. |
| "Bu büyük depremin kısa vadeli habercisidir" | Mevcut katalog böyle bir sonucu desteklemiyor. Büyüklükler artmıyor, ortalama büyüklük sabit seyrediyor. |
Ayrıca kümenin ağırlık merkezi, dizinin ilk ve ikinci yarısı arasında yalnızca birkaç yüz metre–birkaç kilometre kaydı. Bu, konum belirsizliğinin içinde kalan bir fark; yani fay boyunca ilerleyen bir dizi değil, dar bir alanda toplanmış bir küme söz konusu.
Sonuç
Adalar segmentinde gözlenen mevcut mikro-deprem yoğunlaşması, uluslararası çalışmaların işaret ettiği kilitli ve yüksek tehlike potansiyeline sahip fay bölgesiyle aynı konumsal alandadır. Aktivite olağandışı biçimde sürmektedir; ancak mevcut katalog, bunun büyük bir depremin kısa vadeli öncüsü olduğunu kanıtlamaz. Bu nedenle bölge, normalden daha yüksek dikkat düzeyiyle ve sürekli izlenmelidir.
Sismik Uyarı olarak bölgedeki üç ölçüm istasyonumuzla (Çınarcık, Çiftlikköy, Yalova) alanı kesintisiz izliyoruz. Gelişmeleri bölge sayfalarımızdan takip edebilirsiniz.
Not: Deprem verileri AFAD kataloğundan alınmıştır. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kesin tarih ve saat içeren bir deprem tahmini içermez.